ofi Geleneksel Tedarikçi Toplantısı'nda Fındıkta Yeşil Kokarca İle Mücadeleyi Gündeme Getirdi

66 Ülkede 47 farklı ürün kategorisinde hammadde tedarik eden ofi firması geleneksel hale getirdiği Sürdürülebilirlik Tedarikçi Toplantısı’nda tedarik zincirinde bulunan fındık tedarikçileriyle bir araya geldi. Her yıl Sürdürülebilirlik Programı kapsamında sosyal ve zirai konulara odaklanan toplantının bu seneki konusu fındıkta ciddi verim kaybı ve kalite düşüklüğüne sebep olan Yeşil Kokarca zararlısı oldu.
ofi Genel Müdürü Hakan KARAKAŞ yaptığı açılış konuşmasında; Türkiye’de her yıl üretilen ortalama 600 bin ton fındıkta 100-150 kg değer kaybı yaşandığını bu kayıpların önüne geçmek için değişimin zorunlu olduğunu ve bu değişimin ise tedarikçilerle birlikte mümkün olacağını ve fındık üretiminin ancak böylece sürdürülebilir olabileceğini vurguladı. Karakaş’ın konuşması; “Bu değişimleri sadece konuşarak değil, aynı zamanda teknoloji olarak, üretici standartları olarak, depolama standartları olarak yapabilirsek, fındığın her noktasında ülke olarak lider konumda devam edebiliriz.
ofi Sürdürülebilirlik Müdürü Burcu TÜRKAY yaptığı konuşmasında; Fındığı sattığımız müşteriler fındığın nereden geldiğini merak ediyorlar, satın alacakları fındığın hangi bahçelerde, hangi koşullarda üretildiğini öğrenmek istiyorlar çünkü uluslararası standartlarda üretilmiş fındığın kendi ürettikleri ürünlerin; çikolataların içine katmak istedikleri için bu bilgiye sahip olmak istiyorlar. Biz de uluslararası standartlar çerçevesinde ekonomik, sosyal ve çevresel anlamda fındığın verimini ve kalitesini arttırmak için bir dizi programlar yürütüyoruz.
Tarım İş Aracılarını Belgelendirdik.
ofi 2015 yılında Türkiye’de fındık tarımında Sürdürülebilirlik Programına başladı. Batı ve Doğu Karadeniz bölgesindeki fındık üreticileriyle fındık tedarik ettiği köylerde köy kıraathanelerinde, muhtarlıklarda, cami çıkışlarında, fındık bahçelerinde buluşuyor ve hem teorik hem de uygulamalı eğitimler düzenliyor. Türkay sözlerine “Mevsimlik tarım İşçileriyle geldikleri illerde Şanlıurfa ve Mardin gibi doğu illerinde buluşuyor ve eğitimler düzenliyoruz. Sosyal projeler kapsamında bu yıl halk arasında dayıbaşı ya da elçi olarak bilinen Tarım İş Aracıları ile birlikte çalıştık. Fındık tarımının en büyük sorunlardan birisi kayıt dışı istihdam ve bu Tarım İş Aracılarının kayıtlı olmamasıydı. Bu yıl Pikolo Derneği ve Mardin-Şanlıurfa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri ile iş birliği içerisinde düzenlediğimiz eğitimler sonucunda 82 Tarım İş Aracısı” Tarımda İş ve İşçi Bulma Aracısı Belgesi” almaya haz kazanmıştır. Artık resmi bir aracı olarak Mevsimlik Tarım İşçisi götürme hakkına sahipler ve 3 yıl boyunca İŞKUR’dan onaylı olarak bu süreci devam ettirebilecekler.



Fındık Tarımında Bir İlki Gerçekleştirdik
Bu sene Türkiye’de tarım sektöründe bir ilki gerçekleştirerek 52 adet sözleşme imzalanmasını sağladık. Bu sözleşme; bahçe sahiplerinin, Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve eğer varsa Tarım İş Aracısının imzasının olduğu üçlü bir sözleşme. Mevsimlik Tarım İşçilerinin sosyal haklarının korunması, aynı şekilde bahçe sahibinin Mevsimlik Tarım İşçisi’ne karşı ilişkilerinde korunması ve arada Tarım İş Aracısı varsa onun da haklarının korunması ancak bu sözleşme ile sağlanabilmektedir. Fındık tarımında yaptığımız tüm çalışmalarda ürünün kalitesinin ve kaybının önlenmesinin yanı sıra çalışan ve iş veren hakkını da gözeten bir politika yürütmekteyiz.
Gerekli Tedbirler Alınmazsa Türkiye Fındığında Ciddi Verim Kaybı Yaşanabilir.
Toplantıya konuk konuşmacı olarak katılan Fındık Araştırma Enstitüsü Ziraat Yüksek Mühendisi Ebru Gümüş ise çoğu aynı zaman da fındık üreticisi de olan katılımcılara, fındıkta ciddi kalite ve verim düşüklüğüne sebep olan Yeşil Kokarca (Palomina Prasina) nın zarar şekli ve etkin dönemlerini anlattı. Bu konuya ek olarak Gümüş, son zamanlarda Gürcistan da önemli ölçüde ürün kaybına sebep olan ve ülkemizde yapılan çalışmalarda Rize ilinde de varlığı tespit edilmiş, oldukça tahripkâr olan ve Yeşil Kokarca ile aynı familyada bulunmasına karşın kendisine yönelik etkin bir mücadele henüz geliştirilmemiş olan Kahverengi Kokarca (Hayomorpha Halys) hakkında da önemli paylaşımlar da bulundu. “Kahverengi Kokarca’nın Türkiye’deki fındık üretim bölgelerine özellikle de Giresun ve Ordu’ya gelmesi an meselesidir.” diyen Gümüş, gerekli tedbir ve bakımlar yapılmazsa önümüzdeki süreçte Türkiye’de üretilen fındıkta ciddi verim kaybının oluşabileceğini vurguladı.
Türkiye’de Fındık, Susam ve Pamuk Alanında Ciddi Yatırımlarımız Var.
PROGIDA Ülke Başkanı Ufuk Özongun konuşmasına “2019 yılına girdiğimiz bu günlerde hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşabilmemiz dileğiyle, hepinize ailelerinizle birlikte sağlıklı, başarılı, keyifli, barış dolu güzel bir yeni yıl diliyorum.
Bildiğiniz gibi Türk fındığı artık dünyada yaklaşık 100 ülkeye pazarlanan global bir ürün ve tüm dünyanın gözü Türk fındığının üzerinde. Son yıllarda Azerbaycan, Gürcistan ve Şili gibi ülkelerde fındık üretimi artarak devam etmektedir.” başladı. ’ın 30 yıllık geçmişini, bugün geldiği noktayı, misyon ve vizyonunu, İthalat ve ihracat yaptığı geniş ürün yelpazesi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Konuşmasının devamında “Dünya her geçen gün geleneksel tarım faaliyetlerinden uzaklaşıp, modern, ileri teknoloji kullanımı yaygın, farklı üretim tekniklerinin hakim olduğu bir yöne doğru ilerlemektedir. ofi olarak biz de değişen bu dünya trendlerine ayak uyduruyor ve kendimizi sürekli güncelliyoruz. Sizlerin de değişen rekabet koşullarına uyum sağlamanızı istiyoruz. Değişiklikler sadece bunlarla da sınırlı kalmıyor. Tüketici alışkanlıkları ve dolayısıyla müşteri Talepleri de git gide farklılaşıyor ve artarak devam ediyor. Sürdürülebilir tarım ve sürdürülebilir üretim tekniklerini tüm ürünlerin kalbine koyan bir müşteri veya tüketici anlayışı artık hakim olmaktadır. Çünkü ülkemiz ve dünyamızın iklim koşulları birçok sebepten dolayı kötüye gitmektedir.
ofi olarak geçtiğimiz senelerde yatırımlar yaptık. İnsana yatırım yaptık, fabrikalara yatırım yaptık. Türkiye’de fındık, susam ve pamuk alanında ciddi yatırımlarımız var. Samsun’da değişik bir sektöre el attık ve susam fabrikası açtık ve tahin üretiyoruz. Avrupa ve Orta Doğu Sanayilerine soyulmuş susam üretiyoruz. 2040 yılına kadar farklılık yaratan, rakiplerinden üstün bir şekilde ayırt edilen ve değerli bir küresel tarım şirketi olmak bizim vizyonumuz. Amacımız ise tarımı yeniden hayal ederek, güçlü bir yol çizmek. Hayal ettiğimiz ise tarımda 3 önemli çıktı elde etmek. Bunlar; Refah içinde yaşayan üreticilerimiz, mevsimlik tarım işçilerin sosyal haklara erişimlerinin sağlanması ve çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimlerine destek olmak için değişen bir toplum olabilmek ve çevreyi korumak için çalışmak.


